Muhabbet kuslari hakkinda sorular ve cevaplar
Sorular ve Cevaplar
1- MUHABBET KUŞUNUN YUVASI NASIL OLMALI?
Pet shoplarda, muhabbet kuşları için uygun ölçülerde hazırlanmış yuvalar bulmak mümkün. Dilerseniz, 25 santim yüksekliğinde, 15 santim derinliğinde ve 15 santim genişliğinde bir yuvayı kendiniz de kontraplaktan yapabilirsiniz. Yuvaların arka kısmında, yavruları kontrol edebilmek için dışarı doğru açılan bir kapı ve ön kısmında anne ve babanın girebilmesi için bir delik bulunmalı. Giriş deliğinin birkaç santim altına, kuşcuların konarga adını verdiği kısa tüneği yerleştirmeyi unutmayın. Dişi kuş, yuvalığa uçtuğu zaman, giriş deliğinin kenarına değil, konargaya konacaktır. Ayrıca dişinin yuva yapabilmesi için arka kısıma bir oyuk yapmanız yuvanın düzgün durmasını sağlayacaktır.
2-YUVA YAPMASINA YARDIMCI MADDELER NELER OLMALIDIR?
Doğada yaşayan kuşlar, güçlü gagalarıyla ağaç dallarını ufalayıp, elde ettikleri talaşı, yuvalığın dibine taşırlar. Kafeste yaşayan kuşlara yardımcı olmak için, yuvanın tabanını üç santim yüksekliğinde, talaşla kaplayın. Yuvaya koyduğunuz talaşın, kimyasal maddelerle işlenmiş ağaçlardan elde edilmediğine emin olun. Ayrıca yuva yapmasına yardımcı olamak için kendir liflerini kafese koyarsak, dişi yuva yapmak için bu malzemeyi kullanacaktır.Yuva geniş bir kafese yerleştirilmeli. Kafes küçükse, yer kaplamaması için kapıyı açıp, dışarıdan yerleştirin. Muhabbet kuşları önce , yuvayı merakla izler. Dişi kuş gün geçtikce, yuvayla daha çok ilgilenir. Yuvanın içine gözatmaya başlar. Bir süre sonra içine girip, sağı solu gagalayıp, kontrol eder. Giderek, yuvada daha çok kalır. Erkek kuş da yuvaya gözatar ama içeri girmez. Dişiden uzak duran erkek kuş, artık daha cüreetkar davranacaktır.
3-YUMURTLADIĞI ZAMAN DİŞİNİN DAVRANIŞLARI NASILDIR VE NEDEN BAZEN YUMURTASINI AŞAĞIYA ATAR?
İlk yumurtadan sonra iki günde bir olmak üzere toplam 4 ile 6 yumurta yaparlar. Yumurtlamak, dişi için muazzam zordur. İlk yumurtadan sonra kuş kuluçkaya yatar. Yalnızca, tuvalet ihtiyacı için dışarıya çıkar. Artık, erkeğin onu besleme zamanı gelmiştir. Bu arada meraklanarak yuvanın içine bakmak gibi bir harekette bulunmanız dişiyi rahatsız edeceğinden bazen yumurtaları kırmak yada aşağıya atmak gibi eylemlerle de karşılaşabilirsiniz. En iyisi uzaktan takip etmektir.Muhabbet kuşları hislerini çabuk gösteren, çabuk kızan kuşlardır. Özellikle yumurtladıktan sonra yuvasına bakılmasından, kendisi yada eşi ile ilgilenilmesinden, Kafes yada yuvasının yer değiştirilmesinden kesinlikle hoşlanmaz. Bunu yumurtalarını kırarak yada yuvadan aşağı atarak gösterir. Hatta yumurtadan çıkmış yavrusunu dahi yuvadan atabilir yada gagalayarak öldürebilir. bazen yeniden yumurtlayacağı zamanda yavrusunu öldürerek aşağıya atabilir. Buda bu kuşun yapısında olan ve henüz çözülememiş bir durumdur. Eğer yumurta boş yada yavruya bakma niyeti yoksa zaten yumurtayı aşağıya atar. Kanaryada böyle bir şey kesinlikle olmaz. Kanaryalar daha ağırbaşlı ve uysaldırlar.
4- YUMURTALARIN DÖLLENDİĞİ NASIL ANLAŞILIR?
Kuluçkanın 6ncı gününde, yumurtanın döllenip döllenmediği anlaşılır. Elinize aldığınız yumurtayı, bir el fenerine doğru tutun. Yumurtanın çekirdeğini görebilirsiniz. Döllenmemiş yumurtanın içinde leke göremezsiniz. Yumurtaların hepsini yuvaya koyun ki, dişi kızmasın.
5- YAVRU MUHABBET KUŞU KAÇINCI GÜNDE YUMURTADAN ÇIKAR?
Yumurtadaki embriyonun, bebek muhabbet kuşuna dönüşmesi için, belli ısıda 18 gün geçmesi gerekir. Nasıl ikişer gün arayla yumurtladıysa, yavrularda aynı şekilde ikişer gün arayla yumurtadan çıkar. Dişi kuş, farklı boylarda yavrularla ilgilenmek zorundadır. Yuvada hala tüylenmemiş yavru varsa, bunları gece gündüz, kanatları altında korumaya devam eder.
6- YAVRU MUHABBET KUŞUNUN SAĞLIKLI YETİŞMESİ İÇİN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?
· Yuva sıcaklığı 37, ev sıcaklığı ise 16-18 derece olmalıdır. Yumurtaların kurumaması için kafesin içinde nem oranı yüksek tutulmalıdır.
· Kuşlar, filizlenmiş tohumlar ve özel kuluçka yemleriyle beslenmeli.
· Yuvalar her gün kontrol edilmeli. Yuva kontrolü, kuşun yuvada olmadığı zamanlar yapılmalı.
· Yumurtaların kabukları yavrulara zarar verir. Yumurta kabukları, zaman geçirmeden yuvadan alınmalı.
· Yavrulardan biri ölmüş olabilir. Diğer yavruların sağlığını tehtid eden ölü yavru mutlaka yuvadan çıkartılmalı.
· Yavrunun kursağına hafifce dokunun. Genellikle boştur. İyi beslenmeyen yavrular, gelişimlerini tamamlayamazlar. Anneler, yeterince beslenmemiş olabilirler. Bu yüzden yavruların ve annelerin özel olarak beslenmesi gerekir.
· Kuluçka döneminden önce satıcılardan beslenme şırıngası ve yavru yemi alın. Yavruları ilk 14 günde şırıngayla, daha sonra kaşıkla besleyin.
· Besleyeceğiniz yavruyu, yumuşak bir kağıt havlunun üzerine yatırın. Hazırladığınız özel yemi, şırıngayla yavrunun diline damlatın. Kursağı doluncaya kadar bu işleme devam edin. Annenin yeterince besleyemediğini inandığınız yavrulara bu işlemi her gün uygulayın.
7- YAVRU MUHABBET KUŞU NUN GELİŞMESİ NASIL OLUR?
· Yavru yumurtadan çıktığında 2-2.7 gram ağırlığındadır. ilk beş gün boyunca gözleri kapalıdır. Sırt üstü yatar pozisyonda, annesinin yemlemesini bekler.
· 6-8inci günler arasında yavrunun ağırlığı 12-14 grama ulaşır.
· 7nci gün kanat tüyleri belirmeye başlar.
· 8inci günde başını dik tutmaya başlar. Birkaç sıçrama yapabilir.
· 9uncu gün kuyruk tüyleri büyümeye başlar. Gözleri açılır. Kuyruk kısmına oturarak beslenir.
· 12nci gün, tüm ince tüyleri çıkmıştır. Ağırlığı 23 grama ulaşır.
· 17nci gün tüm tüyleri tamamlanır. Hala yuvadan çıkmaz.
· 21inci gün, tüy renkleri belirginleşir.
· 28 ve 31inci günler arasındayavrular tırmanabilir. Kanatlarını çırparlar. Yuvadan çıkabilirler.
· 28inci gün, tüm tüyleri tam anlamıyla çıkmıştır. Renkleri büyüklerinkine nazaran daha mattır.
· 3-3 aylıkken, gençlik dönemi tüy değişimi gerçekleşir. Yeni çıkan tüyleri, büyüklerinki gibi parlak olur.
8- MUHABBET KUŞU NUN ERKEK YADA DİŞİ OLDUĞUNU PRATİK OLARAK NASIL ANLARSINIZ?
Muhabbet kuşunuzun erkek yada dişi olup olmadığını anlayabilmek basit bir yol göstereceğiz. Elbetteki bu uzman bir kuşçu
gözüyle yapılmış bir tespit olmasada,Muhabbet kuşunun gagasının üzerindeki etli kısım koyu renkli ( Mavi yada benzeri renkli) ise erkek, renk yok ise dişidir diyebiliriz.
9- MUHABBET KUŞU İLE ARKADAŞ OLABİLMEK İÇİN NELER YAPMALIYIZ ?
· Muhabbet kuşları, neşeli, akrobatik, sevecen, sıcakkanlı ve şaşırtıcı küçük kuşlardır. Onların dostluklarını kazanmak için, zekice yaklaşarak ilgisini çekin. Zaten çoğunlukla onlar sizden önce size yaklaşacaklardır. Ancak bu narin vücuttaki eğlendirici kişilik, ona kaba davranmanıza asla müsaade etmez.
· Bir çok muhabbet kuşu, omuzlarınızda vakit geçirmeyi çok sever. Bu özelliklerine rağmen genellikle kucaklanacak, okşanacak hayvanlardan değildirler.
· Ama ara da bir başlarının kaşınmasından da hoşlanırlar.
· Muhabbet kuşları, kendilerine her gün dokunulmasını isterler. Eğer dokunuşlarınızı yeterli bulmazlarsa utangaç, vahşi ve bazen de yaramaz olabilirler.
10- MUHABBET KUŞU NU EVCİLLEŞTİRMEK İÇİN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?
Onların çoğu, ailelerinin yanında, insani dokunuşlardan uzak büyüdükleri için ürkek olurlar. Bir muhabbet kuşunu çok genç yaşlarda, hatta bebekken elde ederseniz, evcilleştirilmesi çok daha kolaydır. Elle beslenen bebekler, kısa sürede sizinle arkadaş olurlar. Onlar, ebeveynleri tarafından yetiştirilenlerden daha fazla kucaklanılmaktan hoşlanırlar.
Muhabbet kuşlarının tek başlarına ya da çift olarak tutulması mümkün. Eğer gerçekten kuş evcilleştirmek istiyorsanız, yalnız bir kuş edinmeniz daha iyi olacaktır. Çift olan kuşların asla evcilleştirilemeyeceği anlamında söylemiyoruz bunu. Sadece çift olan kuşlarınızı evcilleştirmek için daha fazla çalışmanız gerekir.
11- İKİ MUHABBET KUŞU YANYANA OLUNCA EVCİLLEŞTİRMEK ZOR MUDUR?
Tek bir kuşa göre daha zordur. Bunun sebebi de, kuşlar çift iken, birbirleri ile ilişki halindedir ama yalnız bir kuş, sadece sizinle ilişkidedir. Onun bir arkadaşı olması gerektiğini hesaba katın ve bu siz olun. Eğer tercihiniz çift kuş edinmekse, fakat aynı zamanda da size arkadaşlık etmelerini istiyorsanız, işe yalnız bir kuş edinmekle başlayın. Aradan bir kaç ay geçip de sizinle ilişki kurduğunda, yanına ikinci bir kuş ekleyebilirsiniz. Ancak sadece evcilleştirmek amacıyla kuşu uzun süre tek tutmakla ona işkence etmiş olursunuz. Bu nedenle kuşun bir süre sonra evcilleşip evcilleşmeyeceği durumundan belli olur. Belli bir süre sonra evcilleşmiyorsa yanına bir eş almanız onu daha sakin kılacaktır. Ancak kuşunuz evcilleşmeye meyilli ve hatta evcilleşmis ise ona bir eş almanızda da mani bir hal yoktur. Çünkü kuşunuz birkere size alıştımı sizinle olan dostluğunu kesmeyecektir.
12- MUHABBET KUŞU NU KONUŞTURMAK İÇİN NE YAPMALIYIZ?
Muhabbet kuşları konuşma yeteneğine sahiptirler. Bazı kuşlar, yeni kelimeleri ve deyimleri çabuk sökerken bazıları da asla tek kelime bile öğrenemeyebilir. Öncelikle yavru muhabbetkuşları 2-4 aylık iken konuşmaya eğitmeniz daha iyi sonuç verecektir. Belli bir ayı geçen kuşlar zor konuşur, hatta tek kelime bile öğretemeyebilirsiniz. Konuşma yeteneğine erkek muhabbetkuşlarının daha yatkın olduğu gözlenmiştir. Ancak dişi kuşlarda konuşur ama erkek kuşa göre kelime dağarcığı sınırlı kalır.
Muhabbet kuşlarının hayranlık uyandırıcı bir kelime dağarcığı olsa da, bunu anlamak zor olabilir. Çünkü kelimeleri yüksek bir hızda çıkarırlar. Erkek ve dişi kuşlar konuşmayı öğrenebilir, ama erkekler sözlük dağarcıklarına sık sık yeni kelimeler eklerler ve sözcükleri daha doğal çıkarmaya başlarlar.
Eğer konuşan bir muhabbet kuşuna sahip olmayı gerçekten çok istiyorsanız, en iyi seçim, küçük yaşta, elle besleyebileceğiniz bir yavru alın. Fakat bunun bir garantisi olmadığını unutmayın.
13- YAVRU MUHABBET KUŞUNA YADA YENİ ALDIĞIMIZ BİR KUŞA NASIL DAVRANMALIYIZ?
Yavru bir muhabbet kuşunu alıp eve getirdiğinizde, kafesine yerleştirmeden önce yarım saat oynayın. Bu sizinle iletişime geçmesine, ilişki kurmasına yardım eder. İlk başlarda kuş çok ürkek görünebilir. Ve sizden uzaklaşmayı deneyebilir. Unutmayın ki o, sizin avucunuza ulaşana kadar diğer kuşların sesi ve görüntülerinden başka bir şey bilmiyordu.
Eğer sizden uzaklaşmayı denerse, vücudunu nazikçe elleriniz arasında tutun. Sonra onu okşamaya başlayın ellerinizle. Ardından yanaklarınıza doğru götürün. Bu hareketler sakinleşmesine yardım edecektir.
Tıpkı bebek muhabbet kuşu gibi eve ilk getirdiğinizde, yetişkin muhabbet kuşunu elinize alın. Emin olun ki ilk önce kanatlarını çırpacaktır. Onu dikkatlice yere bırakın. Elinizi çok yavaşça kuşun göğsünün üstüne götürün.
Elinizi yere paralel olarak hareket ettirmeniz eğitim esnasında size kolaylık sağlayacaktır. Eğer arkaya doğru kaçarsa, vazgeçmeyin ve denemeyi sürdürün. Ürkütmeden, çok yavaş hareket ederek devam edin. Sonuçta yatışacak ve elinizin yakınına doğru yanaşacaktır. Yapmanıza izin verdiğinde, nazikçe göğsünden tutmayı deneyin. Doğru yolda olup olmadığınızı o size davranışları ile belli edecektir. Gerginse ve yeniden uzaklaşmayı denerse, yılmayın.
14- MUHABBET KUŞUNU TERBİYEYE NEREDEN BAŞLAMALIYIZ?
Artık elinizde ve siz çok yavaşça elinizi yukarı doğru kaldırıyorsunuz. Zıplamaya kalkışırsa, ona yatışması için süre verin ve tekrar deneyin. Öğretmeniz gereken öncelikli terim ‘‘Yukarı’’ ve ‘‘Aşağı’’olacaktır. Aşağı-yukarı pratik eğitimini, kuşunuzu evcilleştirirken hiç değilse haftada bir kere kullanabilirsiniz.
Muhabbet kuşlarına acı vermeyi denemeyin. Eğer çimdiklemeye, ısırmaya devam ediyorsa hafifçe yüzüne üfürün. Bir kuşu elinizden düşürmemeniz gerekir. Hele de bir muhabbet kuşunu! Ona vurduğunuzda ya da düşürdüğünüzde bu hiç zevk verici bir öğreti olmayacaktır. Özellikle ısırmaya eğilimli olduğunda, kuşu omuzlarınıza yaklaştırmamanız gerekir. Hayır kelimesini ona mutlaka öğretmelisiniz.
15- MUHABBETKUŞLARI NELERDEN MUTLU OLURLAR ?
· Kendi cinsinden bir kuş
· Her zaman aynı saatte ilgi görmek
· Tatlı yiyecekler
· Mısır tanesi
· Gagalayabileceği taze ağaç dalları
· Geniş hareket alanı
· Onunla alçak sesle konuşulması
· Sahibi ile birlikte olmak
· Sahibinin renkli elbiseleri
16- MUHABBETKUŞLARI NELERDEN KORKARLAR ?
· Yalnızlık
· Ona sessizce yaklaşılması
· Çevresindeki her türlü değişiklik
· Kafesin dışında ona tanıtılmadan verilen yeni bir oyuncak
· Alışmadığı sesler
· Buzdolabı ya da çamaşır makinesi üzerinde sallanan bir kafes
· Evdeki kediler.
· Elle tutulmak
Neşelendiren Oyunlar:
· Muhabbet Kuşu, masanın üzerine konunca, bir kağıt parçasını buruşturup, yavaşça önüne atın. Ve oradan uzaklaşın.Göreceksiniz, bir süre kağıt yumağının çevresinde dolaşacak. Sonra gagalayacak. Kağıt yumağını diftmeye çalışacak. Kağıdın yüksek bir yerden düşmesini keyifle izleyecek. Düşen kağıdı, alıp aynı yere koyduğunu ve ve tekrara düşmesini keyifle izlediğini göreceksiniz.
· Ucuna tel takılmış ve telin uçu kuşa batmayacak şekilde kıvrılmış, küçük bir plastik topu masanın üzerine koyun. Hemen yanına gelip topu yuvarlacak, gagasıyla telinden tutup, onu havaya doğru atacaktır.
Onunla resim yapın. Boya kalemleriyle kağıdın üzerine şekiller çizin. Bu görüntü onu büyüleyecek. Renkli kalemleri gagasıyla tutmaya çalışacak. Kim bilir, belki bir çizgi de o atar!
· Muhabbet kuşunuzla yem arama oyunu da oynayabilirsiniz. Sevdiği yemi, küçük bir karton kutunun içine koyun. Kutunun üzerine, yemi bulduğunda bir parça koparabileceği büyüklükte delikler açın. Bu uğraş, hem onu hem de sizi çok eğlendirecek.
· Kuşunuza dans etmeyi öğretin. Radyo ya da yeybinizde müzik çalarken dans edin. Sizi dikkatle izleyecek. Kısa bir süre sonra o da sağa sola sallanmaya başlayacaktır.
· Birlikte gazete okumaya ne dersiniz. Gazetelerin sayfalarını sallayın ki, onun dikkatini çeksin. Bir süre sonra gazetenin parçasını koparıp yere atın. Kâğıt parçasıyla dakikalarca oynayacaktır.
· Bir kabın içine, pişirilmemiş şehriyeler koyun. Muhabbet kuşu, şehriyelerin içinde derin bir araştırmaya girecek, kabın içinde bir o yana bir bu yana savuracaktır. Çok gürültü yapacak, hatta şehriyeleri taşımaya kalkacak
20 Ocak 2018 Cumartesi
Muhabbet kuslari hakkinda sorular ve cevaplar
Sultan papağanları hakkında herşey
Cinsiyet ayrımı
En büyük ve duyumsal olarak da algılanabilecek cinsiyet farkı ötüşlerinden anlaşılandır. Çünkü erkek dişiyi çiftleşmeye (kızıştırmak için) ikna etmek amaçlı değişik, alçak ve yüksek volümlerde sesler çıkarabilmekte bazen de, ses dizeleri halinde ötebilmektedir. Zaten tek beslenen sultanlarda tüy yolma sorunu yanı sıra böyle agresif yüksek ötüşlerin olması da bundan dolayıdır. Gerçi sürü içinde böyle ötüşler günlük planlarında da vardır. Dişiler daha sesiz olurlar. Arada sırada hafif ötüşler dışında fazla gürültülü değillerdir.
Erkek ve dişiyi renklerinden ayırt etmek ise aslında daha çok doğal renginde (yani melez olmayanlarda) mümkün olur. Bunlarda renklerin netliği ve güzelliği çok daha belirgin olmaktadır.
Yalnız sonuç olarak tekrar belirtmeliyiz ki, erkek mi yoksa dişi mi kavramı yerine kesinlikle çift olarak beslemek kavramı olmalıdır. Çift beslendiklerinde de sorunsuz evcilleşeceklerdir ve tek beslemeden oluşan tüy yolma ve aşırı agresif bağırma gibi ve benzeri oluşan davranış bozuklukları da yaşanmayacaktır.
Yaklaşık 9 aylık olduklarında cinsiyetlerini belirlemek mümkün oluyor. Erkek kızıştırma tavırlarına yaklaşık 6. ayında başlar. Hafif sarkık ayrık duran kanatlarla daldan dala konarak ve değişik tonlarda öterek dolaşır. Yerde ise hafif zıplama benzeri hareketlerde bulunarak gezinir. Eğer bu arada bir dişiye rastlarsa tam kulağının dibinde öterek onu etkilemeye çalıştığını görürsünüz.
Tüylerde ise cinsiyet en sağlıklısı 6–9 aylıkken ilk tüy değişiminden sonra anlaşılabilir. Fakat bu da daha çok fazla melezleştirilmemiş renklerde mümkün olan bir durumdur. Burada belirleyici olan kafa kısmında ki renkler ve kuyruk altında ve en uzun olan kuyruk tüyü kısmında bulunana enine çizgilerdir. Bu çizgiler erkeklerde olmaz dişilerde görülür.
Erkeklerin yukardan bakıldığında daha enli dişilerin ise daha yuvarlak bir kafa şekilleri vardır.
Natürel renkler en kolay tanımlanabilenlerdir. Erkekte kafa rengi sarı ve yanakta kuvvetli kırmızı nokta olur. Dişide ise kafa rengi gri ve yanakta soluk bir kırmızı leke olur.
Beyaz kafa; aynen ismi gibi beyaz olandır ve yanakta benek yoktur. Burada da dişinin kafa rengi gridir yanakta benek yoktur.
Diğer tüm renklerde ise ya DNA testi ya da tavır ve davranışlara bakarak cinsiyet ayrımı mümkün olacaktır. Benekli olanlarda ise dişiler ilk tüy değişiminden sonra beneklerini kaybeder oysa erkeklerde tüylerdeki benekler kalır.
Yaşam alanları – Genel davranışlar
Sultanlar sürü halinde yaşayan türlerdendir. Bu sürüler o kadar büyüktür ki, gökyüzünü karatacak kadar geniş alan kaplarlar. Tohumla beslenen türler olduklarından, yiyecek arayışı içinde genelde sürü halinde yaşamak tipik bir davranış bicimidir. Sultanlarda bu şekilde Avustralya’nın yeşil alanlarında yiyeceklerini ararlar.
Yiyeceğin bol olduğu bir yerde sürü yumurtlamak amaçlı geçici konaklar. Sultanlar en iyi yumurtlama yeri için kesintisiz kavga halindedirler. Kavgayı en iyi uyku köşesini kapmak içinde yaparlar. Yalnız şu bir gerçek ki, açık alanda yapılan kavgalar kafes veya salmalarda olduğundan çok daha sakin geçiyor ki bu tür yerlerde sadece eş arayışı bile çok sert gaga darbeleriyle yapılan kavgaların çıkmasına sebep oluyor. Geniş sürülerde sayının fazla olmasından dolayı sağlıklı bir hiyerarşi oluşması imkânsız olduğu için böyle baskın çıkmalarda oluşmamaktadır.
Sultanlar kendi aralarında hafif dostluklar da kurarlar Hem cinsleriyle tipik davranış biçimleri sergilerler. Örneğin kafa kaşıma, öpüşme, sokulma vb gibi. Diğer erkeklerle yapılan bu davranış değiş tokuşu, onlara hem örnek almaları açısından, hem de çiftleşmelerinde gerekli olan tohum bezelerinin aktifleşmesi açısından önemlidir.
Sultanlar çok sosyal hayvanlardır ve mutlu olabilmeleri için mutlaka türdeşlerinin varlığına ihtiyaç duyarlar.
Genelde sultanlar monogam (tek eşli) canlılardır.
Sultanların Avustralya’nın geniş alanlarından oluşan doğal ortamları çok zorludur. Yaşam ortamları yarı çöller, stepler, çalılıklardan ve açık okalüptüs ormalarından oluşur. Yağmur zamanlarında buralar onlara yumurtlamak için oyuklar sunarlar.
Yağmur zamanlarına denk gelen yumurtlama süresi dışında sultanlar, tam bir göçebe hayatı yaşarlar. Çünkü yaşadıkları iklim dolayısıyla yiyecek kısıtlı olduğundan, kısaca sürekli yemeğinin peşinde koşarak zamanlarını geçirirler.
Sulak bölgelerde kısıtlı olduğu için genellikle bu tür yerlerde konumlanırlar. Bu bölgelerin su oranı daha yoğun olduğundan sabah ve akşamları ziyaret ederler. Gündüz yoğun sıcaktan dolayı yarı kuruyan su birikintileri, gece düşen ısı ve sabaha karşı oluşan çiğ ve nem sayesinde daha çok olmaktadır. Bu nedenle, aslında ihtiyaçları kalmamış olsa bile, ev ortamında beslediğimiz kuşlar genelde sabah ve akşamları yemek yerler.
Yemekleri sürü halinde yenir. Koloni şeklinde yaşam tarzı gereği bu durum sosyal konumu güçlendirdiği gibi, çiftleşmek için gerekli ortamı da sağlar. Böylelikle en iyi gıda iklim değişmeden bolca alınmış olur. Kalabalık olmalarının bir yararı da, düşmanlardan daha rahat korunmalarını sağlamaktadır
Bunlara ek olarak beraber yemek yemenin bir faydası da, bulundukları kurak ve tehlikeli iklimde hayatta kalmalarını ve nesillerini devam ettirebilmelerini kolaylaştırmasıdır.
Evlerinde kalabalık sultan besleyenlerin çoğu zaman gözlemleyebileceği bir durumda, biri daima çevreyi kolaçan ederek önden su ve yemliğe gider ve diğerleri onu takip eder. Bir tanesi ürküp kaçmaya/uçmaya başladığı anda diğerleri de hemen onu izler – tehlike geliyor anlamında – ve tüm sürü tekrar birleşip bir yerde toplanana kadarda uçarlar.
Esaretteki kuşun harekete ihtiyacı vardır.
Yem ve su kapları, uçarak (veya en azından tırmanarak) ulaşabileceği bir yere konmalıdır. Burnunun dibinde duran ve sürekli dolu olan yem ve su kapları esarette ki kuşlara doğal ortamda ki hareketi maalesef sunmamaktadır.
Sürü davranışı, eşleşme ve sosyal bağlar
Tipik davranışlar genelde tehlike anlarında gözlemlenir. Bir tanesi aniden havalandığında diğerleri de kaçınılmaz bir şekilde onu takip ederler. Biri bağırmaya/ötmeye başladığında, diğerlerinin algıladığı bu tiz ses ve arayış çağrısı sonucunda, onlarda aynı davranışı anında tekrarlarlar. Sürü sabah uyanır uyanmaz tiz seslerle birbirlerine seslenmeye başlarlar “herkes hala burada mı” “ ben buradayım” ve gün akışında olan haberleri aktarırlar. Beraberce yeni doğan günü selamlar ve yiyecek arayışı için toplanmaya çağırırlar. Akşam aynı ritual devam eder ve gece konaklama çağrıları yapılır.
Bir kuşun havalanması potansiyel tehlike işareti olarak algılandığından, diğerleri de hemen ona uyarak sürünün kalabalık korunmasına sığınarak uçarlar. Evinde 4 veya daha fazla sultan besleyen bunu gözlemleme şansına sahiptir. Ama 2 tanede bile, bu davranış çoğu zaman bariz göze çarpar. Zaten kesin bir yönetim biçimi olamasa bile gözlemlenen şudur ki, bir kuş daima başı çeker, birbirleriyle iyi geçinen sultanlarda olduğu gibi (dikkat ederseniz fark edersiniz ki her şeyi daima birlikte yaparlar)... Sürüde bir sultan temizleniyorsa diğerleri de temizlenmeye başlar.
Kavga etmek ve birbirini kızdırmak onların doğal sosyal yaşamının bir parçasıdır. Birbirlerinin peşinde hoplayıp dururlar. Birinin oturduğu yerde diğeri e oturmak ister. Bu davranış biçimi daima ve süreklidir. Bu nedenle aralarında genelde ufak zararsız kavgalar çıkar . Bazen birinin kuyruğu ulaşım alanındaysa çekilir ya da en sevilen ısırma yeri olan ayaklara saldırılır. Bu ayak ısırma davranışını dişiler, erkeklerin dikkatini çekmek için de yaparlar. Bu kızdırma aslında genelde göründüğünden daha zararsız ve acı vericidir.
Kaşıma
Sultanlarda en sevilen davranıştır.Yalnız bu sadece çiftleşme işareti olarak algılanmamalı yani bu daima karşı eş arayışı davranışı değildir. Aksine erkekler de birbirini kaşımayı severler. Bu davranışta genelde kafa aşağıya eğik olur ve bir diğeri gagasıyla kafa ve yüzü kaşır.
Öpüşmek
Karşılıklı olarak gagaların birbirlerine sürtünmesidir. İnsan gözüyle bakıldığında aynen öpüşmeye benzeyen bu işlem, esnasında çiftler birbirine bıcır bıcır zarif dokunuşlarla ve seslerle bir şeyler anlatıyor gibidirler. Bu durum, tabir yerindeyse kızışma işaretidir.
Karşılıklı yem yedirmek
Bu da sık rastlana bir davranış biçimidir. Yenmiş olan yem püre şeklinde kursaktan geri gelir ve eşin gagasından ağzına kusulur. Yanlız bu şekilde erkek-erkek, dişi-dişi ve erkek-dişi de birbirini yemler. Aslında bu davranış biçimi genç yavru kuşların beslenmesi için yapılır.
Muhabbetlere kıyasla sultanlarda eşler, beraber kuluçkaya yatar ve yavruları beraber beslerler. Çoğu zaman eşleşme ile ilgisi olmayan uzun süren bağlar oluşur ebeveynler ve çocuklar ve/veya kardeşler arasında. Bunları ayırmak bu durumda imkânsız olur. Böyle durumlarda da karşılıklı yemlemek gözlemlenir.
Kızışmak kavramından anlaşılan şudur ki; erkek kuşun dişi kuşa kur yapması. Böyle zamanlarda erkek kuşkanatları aşağı sarkmış ve değişik tonda sesler (ötüşler) çıkararak dişi kuşun etrafında mağruru bir edayla tur atar. Erkek kuş tipik kur yapma tavırlarına 4–6 aylıkken başlar.
Ağaçkakan gibi gagasıyla sert zeminlere vurmak
Ve buna ek olarak ta yerde bir adım öne zıplar. Eğer bir dişiye rastlarsa onu tam kulağının dibinde yüksek tonda bir ötüşle etkilemeye çalışır.Dişiler daha nadir ve daha az değişik tonlarda öterler. Eğer bir dişi erkeği kabul etmişse yere çöker gibi iyice yapışır ve kendini iyice düzleştirerek erkeğe kabul ediyorum sinyali verir. Sessizce ötüşmeler başlar ve daha yüksek olan tonlarda ötüşlerle erkek gaza getirilir. Dişi erkeğin üstüne doğru koşarak, onu iterek ve kendisini yere yapıştırarak erkeği kızıştırır.
Bazen de erkeğin davranış biçimini taklit eder. Kızışmada birde gaglaşmak (öpüşmek) ve yemlemek yapılır. Çiftleşme aşaması aynı zamanda 3lü aşamada deniyor bu nedenle her zaman bu 3 davranış olarak uygulanmaya da biliyor çünkü erkek kuşlar genelde sıkça bu davranışları yapıyorlar. O anda dişinin yumurtlama hazır olup olmaması da çok önemli olmuyor. Bu şekilde diğer dişilere kendilerini gösteriyor ve sürüdeki en iyi erkeğin kendileri olduğunu anlatmaya çalışıyorlar.
Uyumak, şekerleme yapmak (uyuklamak)
Sultanlar gün içinde de kısa süreli uyur veya uyuklarlar.Uyurken kafalarını geriye kanatlarının arasına sokarlar ve bir ayaklarını görünmeyecek şekilde tamamen yukarıya çekerler. Uyuklarken daha çok tüylerini kabartırlar ve gözler yarı açık veya kapalı olarak duru bazı kuşlar kanatlarını hafifçe aşağıda sarkıtırlar. Çoğu zaman hafifçe kendilerince sesler çıkarır veya gagalarını (alt ve üst gagayı) birbirine sürterek durular. Bazen de uyuyan sultanlar kafalarını bir dala veya duvara yaslayabilirler.
Gagayı birbirine sürtmek
Üst ve alt gaga birbirine sürtülür hafif bir gıcırtı çıkar bu arada bu rahat olmanın keyfinin yerinde olduğunun ve dinlenmede olduğunun ifadesidir.
Temizlenmek, tüy bakımı
Sultanlar zamanlarının çoğunu tüy bakımı yaparak geçirirler. Çünkü kaçış başarıları sağlıklı bir tüy bakımına bağlıdır. Kuyruk sokumlarında bulunan ve kuyruk sokumu bezesi denilen bir bezeden aldıkları yağlı maddeyi, gagsını sürter ve aldığı bu maddeyi tüm tüylerine dağıtır. Böylece bu tüyler güneş ve yağmura karşı mükemmel bir koruma sağlar.
Ama bazen de kuşlar tedirgin edici hoşa gitmeyen ortam ve/veya durum karşısında da tüyleriyle uğraşırlar. Böylece bu durumu görmemezlikten gelmeye çalışırlar. Bu görmemezlikten gelme davranışı ile özel durumlarını potansiyel düşmandan ve kızışmış bir eşten saklamış olurlar.
Kemirme
Sultanlar tam kemirgen hayvanlardır. Bunun için çok uygun olan gagalarıyla buldukları her şeyi kemirmekten büyük keyif alırlar. Onların bu güdüsünden hiçbir şey korunma altında değildir, duvarlar, duvar kâğıtları, kitaplar, perdeler, çerçeveler vb ya bu durumu hoşgörüyle karşılar ve onlara zarar verebilecek zehirli olabilecek veya önemli evraklarınızı ortadan kaldırırsınız.
Taze dallar, kraker, ağaçkabuğu, şişe mantarı vb gibi ikramlar esaret altında olan sultanlara bu güdülerini yaşama imkânı vereceğinden bunlar vermek çok önemlidir. Aynı zamanda bu sayede sağlıklı ve yaşamı için gerekli besleyici maddeleri de almış olurlar.
Oyun
Sultanlar çok oyuncudurlar ve zillerle, topla, salıncak veya benzeri oyuncaklarla oynamaya bayılırlar. Doğal olan oyuncaklardan aldıkları keyif çok daha büyük olduğundan dallardan, iplerden ve işlenmemiş tahtalardan yapılan oyuncaklar onlar için çok uygun ve mutluluk verici olacaktır.
Sultanlar ve Muhabbetler
Bu iki tür aslında bir arada beslenerek barındırılabilir. Fakat şu da bir gerçektir ki, muhabbetler sultanlara kıyasla daha hareketli sevecen kuşlardır. Bu da ortamı huzursuz etmelerine sebep olur. En zor olan da eğer aynı ortamda üretiliyorlarsa ortaya çıkar. Çünkü muhabbetler kendi yumurtlama ve sultanların yumurtlama evrelerinde agresif olacaklardır.
Bir sultan ve muhabbet tekil olarak bir arada asla beslenmemelidir!
Almadan önce bilinmesi gerekenler
*Alerji veya benzeri durumlar – evde yaşayanlarda alerji veya benzeri bir durum var mı?
Kuşlar ufak tüyler dökerler ve bu da alerjik reaksiyonlar ve solunduğunda problem yaratabileceğinden özellikle yatılan odada beslenmeleri kesinlikle sakıncalıdır.
Sultanlar oyuncak değildir özellikle çocuklar için uygun değildirlerdir, çünkü sultanlar elle oyuna gelmez ve ellenmekten fazla hoşlanmazlar.
Daima çift olarak bakılmalıdırlar. İnsan kesinlikle ona bir eş olamaz .
Bunlar kafes kuşları değildir mutlaka– 100cmx50x100 ölçülerinde salma kafeste beslenmelidir .
Kafeslerinin etrafını pisletebilirler.Alırken mutlaka dikkate alın.
Daima temiz su ve yem vermelisiniz
Vitamin ve mineral takviyesi yapmalısınız.
Tatilde iseniz 1–2 gün idare edecek miktarı tedarik etmelisiniz 1 günlük geziler sorun olmaz ancak dahauzun tatillerde mutlaka bir başkasına emanet edilmelidir.
Kafes/salma altı daima temizlenmeli ve mümkünse kuş kumu konmalıdır (yoksa talaş, kuş toprağı deniz kumu, çim samanı da olabilir). Bu daima değiştirilmeli ki bakteri oluşmasın. Tünekler de sık aralıklarla sıcak suyla yıkanmalı yem kapları daima temiz tutulmalı ve artık yemler günde 2 kere atılmalıdır.
Sultanlar oyalanmayı değişikliği severler o yüzden buna zaman ayırmalı sizin olmadığınız zamanlarda meşguliyet olacak ağaç tünek dallar veya oyuncakları olmalıdır.
Sultanlar çok zekidir fakat kendilerine kural koyulmasını sevmezler. Genel olarak konuşmayacaklardır fakat tek tük kelime öğretme şansınız var fakat buda epeyi bir uğraş ve zaman alır. Sultanlar ötüşü güzel (kanarya gibi) kuşlar değildir daha çok bağıran ve gürültücü bir türdür ve komut üzerine de susmazlar.
Bir sultan iyi hallerde 20 sene yaşayacaktır.
Evdeki ilk gün
Bir süre kafesinden uzak durun.Bu görünmez olacağız anlamına gelmemeli tabi ki. Salma veya kafese 1–2 metrelik mesafe kalacak şekilde sakince (dikkatli) yaklaşmalıyız. Kafes sizin ona tepeden bakacağınız veya size tepeden bakacağı bir şekilde değil de göz hizasında monte edilmeli (konulmalı). Sakin ve sevecen bir ses tonuyla konuşmalıyız sultanımızla. Bağırmak veya abartılı yüksek volümde konuşmak kesinlikle yanlış nitekim sultanın etkilenip kaçacak alanı yok.
Sultanlar kesinlikle günlük yaşam alanında bulundurulmalıdır. Çünkü böylelikle nerede olduklarını ve bu aileye – ortama – kimlerin dâhil olduğunu daha çabuk kavrayacaklardır. İlk etapta çocukları uzak tutmakta fayda var çünkü bunlar bilinçsiz olduğundan kafesin üstüne vurabilirler ve buda sultanlarda şok etkisi yapabilir.
Günlük yem ve su tazele işlemi mümkünse ilk zamanlar hep aynı kişi tarafından yapılmalı ve hatta bu kişi hep aynı renkte (veya aynı) kıyafetleri giymeli böylece şahsı tanımaları ve her seferinde yadırgamamaları sağlanmış olacaktır.
Bir süre ortamı tanıyıp alıştıktan sonra, oda içinde serbest bırakabilirsiniz.
Serbest bırakıldıklarında dikkat edilecek hususlar:
*camlar kapalı olmalı
*zehirli olabilme ihtimaline karşı oda bitkileri (salon çiçekleri) çıkarılmalı
*ortada varsa kablo veya benzeri şeyler kapatılmalı.
*perdeler (takılma ihtimali için) düzeltilmeli.
*dolap arkaları boşluklar kontrol edilmeli.
*çekmeceler kapatılmış olmalı
*kutu vb şeyler kapatılmış olmalı
*kül tablaları kaldırılmalı
*varsa sinek veya benzeri hayvan tuzakları kaldırılmalı
*banyo tuvalet kapıları kapatılmalı – klozetler tehlikelidir çünkü.
*geniş cam alanlara mutlaka uyarıcı yapışkan konulmalı ki uçarken bunlara çarpmaları önlenmiş olsun.
*kafese geri dönmeleri açısından dışarıda ulaşabilecekleri bir yere yem konulmamalı.
Çoğul beslendiklerinde bile sultanları ele alıştırmak ehlileştirmek gayet mümkündür. Önemli olan kuşun güvenini kazanabilmektir çünkü böylece acil durumlarda hastalıklarda veya davranış bozukluklarında müdahale imkânı olabilecektir. En iyi alıştırmada sevilen bir yem vb ikram etmek olacaktır. Ufak parçalı ikramlar ele alışmayı daima kolaylaştırır böylece kuş elin kötü olmadığını kavrar..
Yem kavramı
Öncelikle minareler ve öğütücüler
Sultanların kaslı bir mideleri vardır bu nedenle de yediklerini öğütebilmek için mineral öğütücülere/taşlara ihtiyaç duyarlar. Bizlerin anlayacağı kavramda mide asitleri yoktur. Mide bir sıvı salgılar ve bu sıvı salgılandıktan donarak bir sürtünme alanı oluşturur bunla beraber mineral taşları ile yem öğütülmüş olur. Bu yüzden mutlaka minareler, deniz kabukları mürekkepbalığı kemiği gibi şeyler yeme karışık veya ayrı olarak verilmelidir.
Günlük yem (karışım yem) ne demek
Tek tip denen yem piyasada satılan veya kendiniz karışım olarak hazırladığı karma yemdir. Ve sultanlara her gün verildiğinde yeterli olandır
Ek besin ne demektir
Bu değişiklik olsun diye verilen yiyecekler anlamına gelmektedir. Tek verilen tohumlar, dal darı yanı sıra karışım olanlarda vardır.
Yem eklentisi ne demektir
Bu kelimeden de anlaşılacağı gibi yeme eklenen türlerdir. Yani suya eklenmesi gereken vitaminler, yapılandırıcı geliştirici ürünler ve çimlendirilmiş tohumlar.Yalnız unutmamamız gereken önemli noktada günlük düzenli verilmesi gereken taze yeşil sebze ve meyvelerdir.
Çerezler
Piyasada değişik çeşitlerde çerezler bulmak mümkün faka biz bunları içerik olarak verilen meyve ve tohum oranları düşük ve sağlamlaştırmak için kullanılan şeker oranı yüksek olduğundan önermiyoruz.
Bu tür çerezleri çubuk veya krokan şeklinde kendinizin evde yapması ve böylece içeriği sağlıklı bir şekilde ayarlaması gayet mümkün
Bu tür çerez sunmak gereklidir sultanlara çünkü böylece yemi yemek için uğraşırı ve bu uğraş esnasında hem eğlenir hem de hareket halinde olur birde bunun yemini diğerlerine karşı müdafaa et duygusu açısından da önemi büyüktür.
Yalnız dediğimiz gibi bunlar ara sıra verilen yemler gurubundadır.
Su/içme suyu
Su günlük taze olarak verilmelidir. Ve verilen kaplar kolay temizlenen cinsten -cilalanmış seramik, porselen veya çelik kaplar olabilir – olmalıdır. Yem içine karıştırılması dışında verilmesi gereken vitamin, güçlendirici, minareler vb suya da katılabilir hem böylece gün içinde eşit oranda alımları da sağlanmış olacaktır.
Banyo
Sultanlar banyo yapmayı çok severler bu nedenle de bu imkân onlara sıkça verilmelidir. Bunun için piyasada satılan hazır banyolukları kullanabilir, evde olan uygun bir kaptan faydalanabilirsiniz. Ayrıca satılan sprey aletlerinden de bu işlem için faydalanmak mümkün, spreyle gözlerine ve kulaklarına dikkat ederek (yağmur yağar gibi) sultanınızı her gün veya haftada en az 2 kere düzenli spreyleyebilirsiniz. Banyo suyu olarak ılık duru su kullanılmalı sadece ve banyo sonrasında da kuş kendi halinde kuruyabileceği mümkünse şayet güneş alan bir köşeye konmalı. Özellikle banyo saatleri öğlen ortamı sıcak/ılık olduğu zamanlarda yaptırılmalı ki kuş ıslak kalıp hastalanmasın ve kurusun. Kış aylarında havaların daha soğuk olduğu zamanlarda ise banyo yaptırmadan önce oda ısısı mutlaka kontrol edilmeli ve kuşun kuruyabileceği üşütüp hasta olamayacağı bir şekilde ayarlanmalıdır.
Cennet papağanı türleri ve özellikleri
Cennet Papağanı Türleri, Cennet Papağanı Cinsleri
Ülkemizde Cennet ve Sevda Papağanı olarak bilinen ve orjianl adı Agapornis olan türler hakkındaki bilgileri bu sayfada bulabilirsiniz.
Cennet Papağanlarının Özellikleri
Anavatanları Afrika olan bu türler ülkemizdeki en fazla tercih edilen papağan türü olarak öne çıkmaktadır. PetShop işlettiğim dönemlerde en çok sattığım türlerdendi. Bakımları ve üretimleri oldukça kolaydır. Eğitimleri biraz zaman alsa da genellikle başarılı sonuçlanmaktadır, konuşma yetenekleri işe çok zayıftır 2-3 kelime ile sınırlıdır. Ben daha konuşanına hiç denk gelmedim.
Agapornis’lerin 32 türü bulunmaktadır. Türlere göre boyutları 12-18 cm arasında değişmektedir ve ağırlıkları 40-60 gr arasında değişiklik gösterir. Ortalama yaşan süreleri ise 10-15 yıldır.
Barındırma konusunda biraz geniş kafese ihtiyaç duyarlar kuş tek besleniyor ise günde birkaç saat kafes dışında zaman geçirmesi sağlanmalıdır. Oyunu çok severler kafes içerinde veya dışında zaman geçirecek oyun parkı tarzında salıncak ve merdivenli bir ortamın sağlanması kuşunuzu stresten uzak tutacaktır. Banyoyu çok seviyorlar özellikle sıcak havalarda her gün yıkanmak istiyorlar.
Cinsiyet ayrımının zor olduğu bu türlerdeki en etkili yöntem DNA testidir, fakat bazı tahmini güçlendiren farklılıklar vardır. Erkeklerde kuyruk sivri iken dişinin kuyruğu yelpaze şeklindedir. Tünekte dişilerin ayak açıklıkları erkeğin ayak açıklığına göre daha fazladır. Göz halkalarında erkeklerin göz kenarları dişininkine göre biraz daha çekik duruyor fakat bu olay bazı türlere değişiklik göstere bilir.
Beslenme konusunda ise doğal ortamlarında bitki tohumları, yeşil yapraklar ve meyveler ile beşlenirler. Kafes ortamında ise tohum olarak Beyaz darı, sarı darı, kırmızı darı, kabuksuz yulaf, keten tohumu, mısır, ay çekirdeği, kabak çekirdeği v.b. tohumlar verile bilir. Meyve olarak ise hemen, hemen tüm meyveleri kabul ediyorlar yalnız kuşları ishale yakalatmamak için sulu meyveleri az miktarda vermenizi tavsiye ederin. Özellikle yavru zamanı mama takviyesini kesinlikle yapmalısınız. Bir yerde okumuştum bu türlerde avokado ve elma çekirdeği ölümlere neden olabiliyormuş.
Gelelim üremelerine; çok kolay üretilmektedir. Yılın her mevsimi yavru almak mümkündür. Dikkat edilmesi gereken en önemli husus aynı türleri çiftleştirmektir. Farklı türlerin çiftleştirilesi sadece zaman kaybıdır, ben farklı türleri çiftleştirmek için hiç uğraş vermedim fakat yaptığım araştırmalar olası farlı türlerin çiftleşmelerinde üzücü sonuçlarla karşılaşmak neredeyse kesindir. Yuva seçimini biraz geçiş tutmakta fayda var 20x20x20 gibi bir yuva ideal ölçülerdir. Yuva malzemesi içinse en basit çözüm kâğıt havlu veya boyasız kâğıttır. Bugüne kadar en fazla 7 yumurta alabildim, kuluçka süreleri 22-28 gündür kış aylarında yavruların çıkması 28 günü bulmakta bu türlerin sıcak ve nemli ortamı sevmelerine rağmen kümesimde kış boyu hiç ısıtıcı kullanmadığım halde sürekli yavru alıyorum. Ben kümesimdeki kuşlarıma sürekli mama takviyesinde bulunduğumdan yavrular çıktıkları günden beri anne ve baba tarafından iyi besleniyorlar gelişimlerini izlemek çok keyif verici yaklaşık 60 günlük olan yavru anne ve babadan bağımsız olacak kıvama geliyorlar.
Şeftali Yüzlü Cennet Papağanı (Agapornis roseicollis)
Doğada, Güneybatı Afrika, Angola ve Namibya, Güney Afrika ve Botswana'da yasarlar. Çok aktif, küçük kuşlardır. Boyları 15 cm., ağırlığı 55 gr. kadardır. Büyük kafeslerde beslemek gerekir. Bazen umulmayacak kadar sessiz olabilirler. Genç kuşlar özellikle elde yetiştirilirse çok tatlı ev kuşu olabilirler ve az miktarda kelimeyi de tekrar edebilirler. Vücutları yeşil renkte, kanat tüyleri ise koyu yeşildir. Yüz kısmı kırmızıdır. Genç kuşlar daha yumuşak renklerdedir. Koyu kahverengi benekleri olabilir. Mutasyonlar sonucunda çok çeşitli renkleri kafeslerde üretilmiştir.
Maskeli Cennet Papağanı (Agapornis personata)
Doğada, Orta Afrika, orta ve kuzey Tanzanya’nın küçük bir kısmında yasarlar. Çok aktif, küçük kuşlardır. Boyları 15 cm., ağırlığı 50 gr. kadardır. Büyük kafeslerde beslemek gerekir. İdeal görünüşlü olan bu papağanlar popüler kafes kuşlarındandır. Çünkü ötüşleri kaba değildir ve çiftler üremeye gönüllüdürler. Yuvalama alışkanlıkları çok çekicidir. Bir çok papağanın tersine bu papağanlar follukları içine yuvalarlar. Boynu, ense bölgesi ve kafası siyah renktedir ve kusun maskesini oluşturur. Boynunun alt tarafı bir önlük seklinde sari renktedir. Kanatları yeşil, uçma tüyleri koyu yeşildir. Kuyruk tüyleri sarı ve yeşil renklerdedir. Belirgin beyaz göz halkaları vardır ve gagaları kırmızıdır. Mutasyonlar sonucunda çok çeşitli renkleri kafeslerde üretilmiştir.
Fisher'in Cennet Papağanı (Agapornis fischeri)
Doğada Kuzey Tanzanya'dan, Victoria gölünün güney sahillerinde, 100-2000 metre yüksekliklerde, savanlar ve açık otluk alanlarda, yüksek platolarda akasya, çeşitli palmiye ve diğer ağaçlarda yasarlar. Boyları 15 cm. kadardır. Ömürleri ortalama 10 yıldır. Alin yeşil, gaga dibi ile göz arasındaki bölge turuncu-kırmızı; tepe ve kafa arkası zeytini-turuncu; yanak ve boğazı turuncu-yeşil; göğsü ve ensesi turuncu-sarı; vücudunun yan tarafları, karin ve kuyruk altı ve kanat altı tüyleri sarımtırak-yeşil; kıç tarafı parlak mavi; kanat alt tüyleri mavi ve yeşil; kuyruk yeşil; dış tüyler sari bantlı olup üst ve alt kenarları siyahtır. Gaga kırmızı, ayaklar gri renktedir. Göz çevresindeki halka beyazdır. Renk olarak dişilerle erkekler arasında bir fark yoktur. Fiziksel olarak dişiler daha iri vücutlu ve daha küçük kafalıdırlar.
Nyasa Cennet Papağanı ( Agapornis lilianae)
Afrika kıtasının, Zambiya nehirler vadisinden Kuzey Zambesi boyunca kuzey Zimbabwe'ye, güney Malawi, kuzeybatı Mozambik ve güney Tanzanya gibi alanlarında yasarlar. Nehir vadilerindeki özellikle akasya, mopani gibi ağaçlarda ve 600-1000 metre yüksekliklerdeki ormanlarda mevsimsel olarak yasarlar. Ayrıca savanlar ve otlaklarda bulunurlar. Genellikle 20-100 kuşluk sürüler halinde kısa boylu ağaçların bulunduğu yerlerde bütün gün beslenirler. Her gün birkaç defa su içmek için nehir kenarlarına uçarlar. Boyları 13,5 cm. kadardır. Ömürleri ortalama 10 yıldır. Vücut genellikle yeşilin tonlarıdır. Yüz alanı, turuncu-kırmızı; az miktarda parlak pembe tüyler bas ve göğüsün üst kısmına kadar yayılmıştır. Göğsün altından karin ve kuyruk altına kadar sarımtırak-yeşil; kuyruk, yeşildir. Dış tüylerin üst ve alt kenarları, portakal-sari bantlıdır. Göz kenarları halkası beyaz; iris, kırmızı-kahverengidir. Gaga kırmızıdır. Ayaklar gri ve et rengindedir. Dişiler erkeklere benzerler. Cinsiyeti doğru tespit ancak endoskopi ya da birkaç tüye uygulanacak DNA testi ile kesin olarak bilimsel yöntemlerle yapılabilir. Genç kuşların gaga dibi siyahtır ve erişkinlere göre tüyleri daha mattır.
Siyah Yanaklı Cennet Papağanı ( Agapornis nigrigenis )
Güneybatı Zambiya, Zambesi nehri, Senanga'nın kuzeyi, Kafue Milli Parkı ve Livingstone'dan, Victoria, kuzeybatı Zimbabwe'ye kadar alanlarda görülebilirler. Akasya ağaçlarında, savanlar ve geniş açık alanlarda 600-1000 metre yüksekliklerde ve özellikle nehir vadilerinde küçük guruplar halinde yasarlar. Boyları 13 cm. kadardır. Ömürleri ortalama 10 yıldır. Vücut genellikle yeşilin tonlarıdır. Alin ve ön tepe kısmi kırmızıya çalan kahverengi; yanaklar ve boğaz, kahverengi-siyah; kafanın arkası ve ense, kirli sari-yeşil; göğüs üstü, portakal-kırmızı; göğüs altı, karin ve kuyruk altı, sarıya çalan yeşil; kıç, açık yeşil; dış tüyler, portakal-sari bantlı; ve dış tüylerin alt üst kenarları siyahtır. Göz kenarlarındaki halka beyazdır. Göz irisleri kahverengidir. Ayaklar gri renktedir. Dişiler erkeklerle ayni renktedir. Cinsiyeti doğru tespit ancak endoskopi ya da birkaç tüye uygulanacak DNA testi ile kesin olarak bilimsel yöntemlerle yapılabilir. Genç kuşların gagalarının dipleri siyahtır.
Gri Kafalı Cennet Papağanı ( Agapornis cana )
Madagaskar Adasının güneybatı sahillerinde, Mascarene, Comoro, Zanzibar ve Mafia adalarında yasarlar. Boyları 14 cm. kadardır. Ömürleri ortalama 8 yıldır. Genellikle yeşil kafa, göğüs ve boyun soluk gri, vücudun karin bölgesi ve kuyruk altı sarımtırak yeşil, kanat altı tüyleri siyahla kaplıdır. Dış tüyleri, siyah çizgilidir. Göz kenarlarındaki halka gri, irisleri kahverengidir. Ayakları gridir, pençeleri kesin ve sivridir. Gagaları renklidir. Gri bas kusun erkek olduğunu gösterir. Erkeklerin kanatları daima vücudun diğer kısımlarından daha koyu bir yeşil tonudur. Erişkin dişilerde hakim renk yeşildir. Genç erkekler enseye kadar açık yeşildir. Nadiren tamamen yeşil başlı olurlar. Gaga, daha açık renklidir ve gaga dibi siyahtır. Bu küçük cennet papağanlarının cinsiyetleri gözlemlemeyle ayrılabildiğinden beri gerçek bir çift edinmedeki problem büyük ölçüde azalmıştır. Başlangıçta asabi olabilir, fakat bir tenhalık sağlandığında kuşhaneye iyi yerleşirler.
Kırmızı Yüzlü Cennet Papağanı ( Agapornis pullaria )
Güneyden kuzey Angola ve Orta Afrika, Gine ve Sierra Leone'ye, doğudan güney Sudan ve Bati Uganda'ya kadar alanlarda yasarlar. Boyları 15 cm. kadardır. Ömürleri ortalama 8 yıldır. Vücudunun genel rengi yeşildir. Alin bölgesi, portakal-kırmızı; göğüs, karin ve kuyruk altı, sarımtırak-yeşil; kıç kısmı, mavi; kanat altları ve kanat kenarları, siyah; kuyruk, yeşil; dış tüyler, sari-kırmızı parçalı ve siyah bantlı; göz kenarı halkası, dar ve gri; gaga, portakal-kırmızı, göz irisleri, koyu kahverengi ve ayakları gridir. Dişi kuşlar erkeklere benzerler ancak kanat altları yeşille kaplıdır. Genç kuşlar dişilere benzerler, genç erkeklerin kanat altları siyah çizgilerle kaplıdır.
Siyah Kanatlı Cennet Papağanı ( Agapornis taranta )
Etopya'nin yüksek kesimlerinde, yüksek ormanlık alanlarda akasya ağaçları, savanlar ve otlaklarda 1800-3200 metre yüksekliklerde sürüler halinde yasarlar. Boyları 17 cm. kadardır. Ömürleri ortalama 10 yıldır. Vücudunun genel rengi yeşildir. Alın ve göz bölgesi, kırmızı; karin, göğüs ve kuyruk altı soluk açık yeşil renkli tüylerle kaplıdır. Kanat altı ve uçma tüyleri siyahtır. Kuyruk, yeşil; dış tüyler, sarı parçalı ve siyah çizgilidir. Göz çevresindeki halka koyu gridir. Göz irisleri koyu kahverengidir. Gaga, kırmızıdır. Ayakları gri renktedir. Dişiler erkeklere benzer. Fakat baslarında kırmızılık vardır ve kanat altları yeşille kaplıdır. Genç kuşlar dişilere benzerler fakat daha hareketsizdirler. Gaga sarısı-kahverengi ile siyah renktedir. Yetişkin tüyleri 3-4 ay içinde çıkmaya baslar, 8-18 ay içersinde tüyler tamamlanır.
Siyah Yakalı Cennet Papağanı ( Agapornis swinderniana )
Afrika'da Liberya ve güney Gana'da yasarlar. Boyları 13 cm. kadardır. Ömürleri ortalama 8 yıldır. Vücudunun genel rengi yeşildir. Kafa, göğüs ve karin açık soluk yeşil; ensede siyah dar bir bant bulunur. Boyun bölgesi, sarımtırak renkten zeytini sarıya; kanat altları yeşil renkle kaplıdır. Uçma tüyleri, siyah ile yeşil kenarlı olup kuyruk yeşildir. Göz kenarlarındaki dar halka gridir Göz irisleri sarıdır. Gaga, kül renginden siyaha döner. Ayakları gridir. Dişiler erkeklere benzerler. Cinsiyeti doğru tespit ancak endoskopi ya da birkaç tüye uygulanacak DNA testi ile kesin olarak bilimsel yöntemlerle yapılabilir. Genç kuşlar yetişkinlere benzerler. Fakat enseye doğru siyah bantlı olurlar ve gaga soluk gridir. Genç kuşlarda göz irisleri kahverengidir.
18 Ocak 2018 Perşembe
Muhabbet kuslari beslenme
BESLENME:
· Muhabbet kuşlarının temel besin kaynakları ; tohumlar, meyvalar ve sebzelerdir.
· Muhabbet kuşunuza yem alırken yüksek kaliteli tohum içermesine dikkat etmelisiniz.
· Günlük rendelenmiş havuç, mümkünse yapraklı havuç ( yapraklar ıslak ) favori yiyecekleridir.
· Elma, çilek ve diğer taze sebze ve meyvaları da yiyecek olarak sunabilirsiniz. Taze olmayan sebze ve meyvalar hastalanmasına sebep olabilir.
· Kıvırcık salata ve Kara lahana verilmemelidir. Verildiği taktirde ishal olacaktır.
· Tahıl ekmeği ( buğday, arpa, mısır ), bisküvi kuşunuzun severek yiyeceği besinlerdir. Ancak bu tipte yiyeceklerle beslemek şişmanlatır. Mümkün olduğunca az miktarda verilmelidir.
· Haftada bir yumurta maması verilebilir. Özellikle yumurtlama dönemindeki ve yavrularına bakan anneler için ideal protein kaynağıdır. Bu dönemde günlük olarak verilmesi yavruların gelişimi için faydalı olacaktır.
· Yumurta maması ; 1 adet haşlanmış katı yumurta 3 adet vitamin ve mineral takviyeli bebek bisküvisi bir miktar ufalanmış yumurta kabuğu
· İnce süzgeçten geçirilerek ufalanan yumurta ve bisküvilerin içine bir miktar yumurta kabuğu ufak parçalar halinde konulur. Hazırlanan mamanın yarısı buzdolabında ertesi gün verilmek üzere saklanabilir. Ancak tüketime sunulan miktar gece olmadan kafesten alınır. Bayatlamasına ve bozulmasına fırsat verilmeden bitirilmelidir. Aksi taktirde gıda zehirlenmesi oluşabilir.
· Her zaman suluklarında temiz ve taze su olmasına dikkat etmelisiniz. 2-3 günde bir su kabları temizlenip suları değiştirilmelidir. Sularına 2-3 damla multi-vitamin takviyesi sağlıkları için idealdir.
· Yemlikler sürekli kontrol edilmeli ve yemleri tazelenmelidir. Yem kabuklarının biriktiği yemlikler bazen dolu sanıldığı için takviye edilmediği ve kuşların açlıktan zayıfladıkları hatta öldükleri vakalar görülmektedir. Yem kablarına üflenerek yem kabukları atılmalı ve kuşunuzun ne kadar yem yediği
· dikkatle takip edilmelidir. Unutulmamalıdır ki yem yemesi sağlığının en önemli göstergesidir.
· Mürekkep balığı kemiği veya yumurta kabuğu Ca ( Kalsiyum ) takviyesi açısından gereklidir.Mineral tabletleri de kullanılmalıdır.
· Muhabbet kuşunuz için kum taşı gerekmez.
· Muhabbet kuşlarının kağıt yeme alışkanlıkları olduğu için kafeslerinin tabanına mümkünse gazete kağıdı kullanmayınız. Özellikle renkli mürekkep sorun çıkarmaktadır.
· Kötü beslemeden dolayı ilk yıl ölümler görülmektedir. Bilinçli besleme kuşunuzun sağlıklı gelişimi ve uzun süre yaşaması için şarttır.
MuhabbeT Kuşları Genel Bilgi
Temel İhtiyaçları
* Yüksek kaliteli tohum
* Temiz ve taze su ( multi - vitamin takviyeli )
* Mürekkep balığı kemiği
* Mineral tablet
* En az bir oyuncak ( sallanabilir geniş halka, merdiven, ayna vb. )
* Günlük ilgi
EVCİLLEŞTİRME :
Öncelikle yeni evine gelen muhabbet kuşunuzun birkaç gün yeni ortamına ve kafesine alışmasını beklemelisiniz.
Muhabbet kuşlarını evcilleştirmek kolaydır ve kısa sürede karşılığını alırsınız. İlk olarak evcilleştirme bir kişi tarafından yapılmalıdır. Bu kişi kuşla yalnız olmalı ve ani hareketlerden kaçınmalı, stres yapmasını önlemelidir. Eğitime kafes içinde başlanmalı, kafes içine sokulan el mümkün olduğunca yavaş hareket ettirilerek ona dokunmaya çalışılmalıdır. Ürkütmeden güvenini kazanmaya çalışmalısınız. Bu arada sakin, yumuşak ses tonuyla onunla konuşun. Bir süre sonra kendisine dokunmanıza izin verecektir. Bu şekilde onun güvenini kazanıp daha sonra işaret parmağınızla göğsüne dokunarak parmağınıza çıkmasını tembihleyin. Kesinlikle elinizle kavrayıp tutmaya çalışmayın. Bu onların en nefret ettiği şeydir ve size güvenini kaybeder.
İlk aşamada kafesine ve size alışan kuşunuzu artık kafes dışına çıkarabilirsiniz. Bunu yapmadan önce bir takım önlemleri almalısınız.
Kapıların, pencerelerin kapalı olmasına ve camların önünde tül yada perde olmasına dikkat etmelisiniz. Aksi taktirde açık kapı yada pencerelerden dışarı kaçabilir veya camları farketmeyerek çarpıp ölebilir.
· Odada kedi, köpek olmamalı.
· Aspiratör varsa çalışır durumda olmamalı.
· Ateş yada kızgın birşeyler olmamalı.
· Yeterli derecede ışık olmalı.
Uygun ortam sağlandıktan sonra, elinizi yavaş hareketlerle kafese sokup işaret parmağınızın üzerine çıkmasını sağlayın. Bir süre tam bir güven sağlayana kadar onunla konuşup iletişim kurun.
Daha sonra elinizi yavaşça kafesin dışarısına onunla birlikte çıkarın. İlk başta gönülsüz olacaktır. Dışarı çıkmak istemediğinden parmağınızdan atlayıp kafesin tellerine tutunacaktır. Birkaç defa denedikten sonra kafesin dışına çıkmaya ikna edebilirsiniz. Dışarı çıktığında uçarak etrafı tanımasına müsade edin. Uçarken üzerinize konmaya çalışacaktır. Onu korkutacak ani hareketlerden kaçınmalısınız.
Kafesin üzerine konan kuşunuz, kafesinin içerisine kendi girebilir. Girmediği taktirde işaret parmağınızın üzerine alıp içeriye sokmaya çalışın. Asla onu yakalamak için kovalamayın. İçeri girmiyorsa yapılacak en son şey ; havanın kararmasını bekleyerek veya suni bir karartma uygulayarak görüş olmadığı için uçamayacak olan kuşunuzu yumuşak bir şekilde kavrayarak kafesine koyabilirsiniz.
BAZI BİLGİLER:
Ömürleri ortalama 7-10 yıl kadardır. Ömürleri bakım ve beslenme şartları ve stres faktörleriyle alakalı olarak artabilir yada azalabilir.
Yeni yavru alırken : Yavru bir muhabbet kuşu almadan önce bazı şeylere dikkat etmeniz gerekir. Önce kaç yavru alacağınıza ve bunların cinsiyetlerinin ne olacağına karar vermelisiniz. Tabi sonrada nereden bu yavruları temin edeceğinize, sağlıklı yavruları nereden alabileceğinize karar vermelisiniz. Önce sağlıklı bir yavrunun nasıl olması gerektiğini öğrenmeniz lazım. Sağlıklı bir yavrunun tüyleri parlak ve vücuduna yapışık (kabarık değil) kakası ne sert nede yumuşak sürekli hareket eden öten ve yerinde duramayan bir davranış tarzı olmalı. vücudunun herhangi bir yerinde tüy dökülmesi olmamalı ve burnu akmamalıdır. Bütün bunları dikkate alarak yavruları alabileceğiniz bir kuşçuya yada tanıdığınız yavrusu olan bir arkadaşınıza gidebilirsiniz.
Sıra kafeste : Yavrunuzun yaşayacağı ev olan kafesi alırken mutlaka yavrunun rahat hareket edebileceği genişlik ve büyüklükte olmasına dikkat etmeniz gerekir. Özellikle kafes içine yavrunuzun oyuncaklarını koyduktan sonra yavruya ne kadarlık bir dolaşma alanı kaldığına ve bu alan içinde kanatlarını rahat bir şekilde hareket ettirip ettiremediğine dikkat etmelisiniz. Kafesine koyacağınız oyuncakların ve tüneklerin temiz olmasına özen göstermelisiniz. Sağlıklı bir kuşunuzun olması için kafesin zeminine kuş kumunu ve tüneklerine de tünek zımparasını takmalısınız. Tabi ki Yavrunuzun kalsyum ihtiyacını karşılarken gagasının da bakımını yapan gaga taşını da unutmayacaksınız.
Mama ve su : Öncelikle yavrunuzu iyi kalitede kabuklu yem vermelisiniz. Çünkü yemle alması gereken vitaminler sadece kabuklu yemlerde bolca bulunur. Vereceğiniz su ise taze,temiz ve ılık içme suyu olmalıdır.
Bakımları : Yavrunuzun düzenli olarak bakımını yapmanız gerekir. Düzenli olarak yavru sayınıza bağlı olarak kafesini temizlemelisiniz. Gagasının fazla uzayıp uzamadığını kontrol etmekte sizini işleriniz arasındadır tabi ki Kuşunuzun düzenli olarak tırnaklarının uzayıp uzamadığını da kontrol etmelisiniz. Özellikle fazla uzun tırnaklar onun perdeye asılı kalmasına ve ayaklarında kırılmalara dahi neden olabileceğini unutmamalısınız. Gagasının uzamasını kontrol altına almak için dil balığı kemiği ve tırnak uzamalarını kontrol altına almak için de tünek zımparası kullanmanızda fayda var.
Yumurtlama zamanı : Kafesinizde mutlaka bir folluğun bulunmasına dikkat edin çünkü yumurtlama dönemlerinde yumurtalarını bu folluklara yapacaklardır. ayrıca hemen belirtelim ki bu yumurtaları mümkün olduğu kadar ellememeye dikkat edin çünkü anne kuşunuz sizin zannettiğinizden daha çok kıskanç olabilir ve bir gün bu yumurtaları folluktan dışarı attığını görebilirsiniz. Bu dönemde annenin beslenmesine dikkat etmelisiniz. Veterinerinizin önerisine göre antibiyotik veya vitamin takviyesinde bulunmanız gerekebilir.
KONUŞMAYI ÖĞRETMEK:
Birçok papağan türü insan mimik ve konuşmalarını başarıyla taklit edebilir. Muhabbet kuşları da iyi bir konuşucudur.
Genç olanları yaşlı olanlara oranla konuşmayı daha çabuk öğrenir. Erkeklerin konuşma haznesi dişilere göre daha fazladır. Muhabbet kuşları kelime haznelerinde 20 den fazla kelimeyi rahatlıkla tutabilirler. Bu alandaki rekor 1000 kelimenin üzerindedir.
Günün belli saatlerinde onunla ilgilenirken devamlı olarak onunla konuşun. Sizin çıkardığınız sesleri dikkatle dinleyecek ve aynısını çıkarmaya çalışacaktır. İlk olarak ona adını öğretmekle başlayabilirsiniz.
Seslerinizi teybe kaydedip ona dinleterek de öğretebilirsiniz. Kafesine ayna koyarak öğrendiklerini onunla konuşmasına, pratik yapmasına imkân hazırlayın.
Muhabbet kuşunuzun kısa sürede ve ilginiz doğrultusunda çok sayıda kelimeyi net olarak çıkarabildiğini göreceksiniz. Kelime haznesini de onunla muhabbetiniz doğrultusunda geliştirecektir...
YUMARTALARI HAKKINDA BİLGİLER:
18 Gün içinde yumurtadan çıkan yavru muhabbet kuşlarının cinsiyetlerini ayırt etmek oldukça zordur. Bu dönemde yem yiyemeyen yavruları yaklaşık 1 ay süreyle anneleri bakar. bu süre içinde yine anneleri yavrulara yemek yemenin yanı sıra uçmak gibi yavrular için pek çok önemli alışkanlığı da öğretir. Yavrular büyüdükçe burunlarının üstünde bulunan ve önceleri beyaz olan burun eti bazı yavrularda mavi renk almaya başlar ki bu yavrularda cinsiyetlerinin ayırımında oldukça önemlidir. Renk değişikliği olan yavrular erkek yavrulardır.
Yaklaşık 1 yaşına gelen muhabbet kuşları olgun kabul edilirler ve yumurtlamaya başlarlar bu süre artabildiği gibi azalabilir de.Bir yumurtlama döneminde 3-8 adet arasında yumurta yaparlar. Bu yumurtalardan yavrunun çıkabilmesi için annenin yanında bir erkek muhabbet kuşunun bulunması ve onunla çiftleşmesi gerekir. Eğer erkek kuş yoksa yavrunun çıkma şansı da yoktur. 18. gününde yavrular yumurtadan çıkar. Yumurtadan çıkan yavrular tüysüz, çıplak ve kördür. Gözler 6. gün açılır.İnanılmaz bir hızda büyüyen yavrular 28. günlerinde yuvayı terk edecek duruma gelirler. 5-6 haftalıkken kanat ve kuyruk tüyleri gelişimlerini tamamlar, uçmaya ve kendi başlarına beslenmeye başlarlar. Bu dönemde yavru yemi kullanmanızda fayda vardır.
YUMURTLAMA VE YAVRULARIN BAKIMI:
Muhabbet kuşları 12 aylıkken en iyi yaşlarındadırlar ( erişkin ). Dişiler 4 yaşından sonra, erkekler 6 yaşından sonra yaşlanmaya başlar.
Cinsiyet ayrımında ; gaga üzerindeki burun bölgesinde bulunan etli dokunun rengine bakılır. Bu bölge mavi olanlar erkek, soluk veya et renginde olanlar dişidir.
Muhabbet kuşları eş kabullenmede oldukça seçicidir. Çiftler birbirlerini benimsediklerinde çiftleşmek için uygun zamanı beklerler. Kuşlarda seksüel istek güneş ışığıyla uyarıldığından doğru zaman baharın gelmesiyle başlar. Yuva kurma hazırlıklarına başlayan çiftler için gerekli malzemeleri kafes
içine yerleştirmelisiniz.
Dişi birer ve ikişer gün arayla 3 ile 10 yumurta arası yumurtlar. ( ortalama 6 )
18. gününde yavrular yumurtadan çıkar. Yumurtadan çıkan yavrular tüysüz, çıplak ve kördür. Gözler 6. gün açılır.
İnanılmaz bir hızda büyüyen yavrular 28. günlerinde yuvayı terkedecek duruma gelirler. 5-6 haftalıkken kanat ve kuyruk tüyleri gelişimlerini tamamlar, uçmaya ve kendi başlarına beslenmeye başlarlar. Bu dönemde yavru yemi kullanmanızda fayda vardır.
Yumurtlama dönemindeki ve yavru besleme dönemindeki anneler için katı yumurtayla hazırlanan mama iyi bir protein kaynağıdır. İçine ufalanmış yumurta kabuğu konarak ihtiyacı olan Ca ( Kalsiyum ) takviyesi yapılır.
HASTALIKLARI
Muhabbet kuşları oldukça hastalıklara karşı hassastırlar. Çok kolay hasta olurlar ve oldukça zor iyileşirler. Kuşunuz hasta olduğunu ishal yada kabız olmasından, Tüylerinin kabarmasından,yemek yememesinden yada hapşırmasından anlayabilirsiniz. Önemli olan her şeyde olduğu gibi uygun tedaviye erken başlamaktır.
Kusma : Kusma bir hastalık değildir. Kusma bazı hastalıkların bir belirtisi olarak ortaya çıkar. O yüzden kusma oldukça önemli bir belirtidir.Muhabbet kuşlarında oldukça sık görülen kusma bazen eş istemenin de bir belirtisi olabilmektedir. Kuşlarda tifoda ecoli enfeksiyonlarında sindirim sistemi rahatsızlıklarında da sıkça kusmaya rastlanır. Kusmanın tedavisini mutlaka bir veteriner hekimin kontrolünde yapılması gerekir. Genellikle eş isteyen kuşlar aynanın karşısına geçerek kusarlar.
İshal : Kuşunuzun ishal olması mikrobik bir olay olarak değerlendirilir ve yine sebepleri altında pek çok hastalık yatar. ecoli enfeksiyonlar tifo new casle ve sindirim sistemi rahatsızlığında bazen solunum sistemi rahatsızlıklarında da ishal görülebilir. Muhabbet kuşları oldukça hassas olduklarından stres faktörleri de onlarda çoğu zaman ishal yapar.
Tüylerin kabartılması : Muhabbet kuşları hava akımlarına karşı oldukça hassastırlar. en ufak bir hava akımında çok kolay hasta olurlar. Ateşli hastalıklarda özellikle tüylerini kabartarak vücut ısılarını dengelemeye çalışırlar. Böyle durumlarda yapılan en büyük yanlışlardan biri de kuşa aspirin içirilmesidir. Yapılacak doğru hareketse hemen veteriner hekime müracaat etmektir.
Nezle : Çoğu kişi her burun akıntısını nezle yada astım olarak değerlendirir.
Oysa durum
bunlardan çok daha farklı bir sebebe dayanabilir. Kuşlarda burun akıntısı nezlede astımda yada solunum yollarının herhangi bir yerindeki iltihaplanmadan kaynaklanıyor olabilir. Bunun nedenini iyi düşünüp uygun tedaviyi yapmak en doğrusudur.
Kaşıntılar : Kuşunuzun kaşıntısı pek çok sebebe dayalı olabilir. Öncelikle Kuşunuzda dış parazit adını verdiğimiz bit yada pirelerin bulunup bulunmadığını kontrol etmelisiniz . Özellikle kanat içlerinde ve bacak aralarında tüylerini aralayarak yapacağınız basit bir kontrol size bu konuda bir fikir verebilir. kuşunuzda dış parazit olmadığı halde hala kaşınıyorsa bunun nedeni mantar enfeksiyonları, karaciğer yağlanmaları yada gıdaya bağlı alerjiler veya bir böcek ısırmasına karşı şekillenen alerjik olaylar hatta evde kullandığınız parfümlere bağlı şekillenebilen alerjiler dahi olabilir.
Tümörler ve kistler : Kuşlarda tümörler ve kistler oldukça sık rastlanan bir durumdur. Erken yapılan müdahalelerde bunlar çok kolay tedavi olunabilirken gecikmiş olaylarda durum hiçte hoş değildir. Özellikle tüylerde şekillenen tümörler ve bağırsak tümörlerine çok sık rastlanır. Hatta bu tümörler çoğu zaman yumurtanın karın boşluğunda kalması ile sıkça karıştırılır.
Yaralanmalar kırıklar-çıkıklar : Kuşlarda yaralanmalar çoğu zaman fark edilmeden üstlerine basılması kapı aralıklarına sıkışmaları yada perdeye konduklarında tırnaklarının perdeye takılı kalması sonucu oluşur. Bazen elektrik çarpmaları yada gaga ve tırnağını keserken uygun yerden kesilmemesi sonucu da şekillenebilir. Zaman geçirmeden veteriner hekime kuşunuzu götürmek onun hayatını kurtaracağını unutmayınız.